4 Nisan 2025

MURAT ALBAYRAKOĞLU’NDAN YAZILI AÇIKLAMA

BELTAŞ'a geçmeden dönemin Belediye Başkanı Mehmet Keleş döneminde Düzce’de Billboard işini 20 yıl yapan Oxijen Medya adına İslam Keleş’in; "Faruk Özlü'ye mektup" başlığıyla yaptığı açıklamada adını vermeden “Malum Ajans” diyerek atıfta bulunduğu Analiz Medya adına Murat Albayrakoğlu’ndan cevap mahiyeti taşıyan açıklama yapıldı.

15 Mart 2025 Cumartesi 16:15
289 Okunma
MURAT ALBAYRAKOĞLU’NDAN YAZILI AÇIKLAMA

Analiz Medya adına Murat Albayrakoğlu, İslam Keleş’e cevap mahiyeti taşıyan “Malum Ajanstan Dev İş Adamı İslam Keleş'e Mektup” başlığıyla süreç hakkında detaylı bilgilerin de yer aldığı önemli bir açıklamada bulundu. Murat Albayrakoğlu’nun yaptığı açıklamayı ilginize sunuyoruz:

“Kendince başından bu yana küçük gördün, kendince başından bu yana tehdit ettin, kendince başından bu yana hakaret ettin ve hâlâ kendince küçük görüyorsun. İnan, umurumda değil...

Ayrıca ben başından bu yana talepkâr olmadım. Yarattığın, kurguladığın ve bir yirmi yıl daha yazdıklarının asla yüzde onunu bile yapmayacağın teklifine ulaşmak için ortaya çıkardığın krizi çözmek konusunda, şehre değer katan ve şimdi adeta yalvarırcasına mektuplar yazdığın Bakanım Faruk Bey’in yanında yer aldım ve bir nebze de olsa krizi yönetmesinde, senin de anlatmaya çalıştığın şekilde görüldüğü gibi, risk alarak bu işi kabul ettim.

Yani düşündüğün gibi talepkâr bir duruşla pozisyon almadım. Sen kriz çıkardın, ben çözüm üretme konusunda senin yıllarca işbirliği yapıp, işine gelmeyince şehir ile uzaktan yakından ilgisi alakası olmayan bir türkücüye değiştiğin, doğru bir adamın, doğru bir liderin yanında durdum.

Anlattıklarına gelince...
Öncelikle, sokaklarda dolaşan her göz, son iki yıldır billboardlara baskı ve askı yapan firmanın, bıraktığın leş gibi posalarda süreç yönetmeye çalıştığını, bıraktığın enkazdan değer yaratmaya çalıştığını görüyor.

Ayrıca sen bırakmadan önce, son bir yıl boyunca usulsüz ve kanunsuz dediğin ve senin de aynı şekilde kullandığın ecrimisil ile yönetiliyordu. Eğer usulsüz ve kanunsuzsa, ilk suçlu sensin.

Bakımsızlıktan tel tel dökülmüş, görsel kirlilik oluşturan, estetikten yoksun billboardların pejmürde hâli ortada.
Bu yazdığını ben anlatsam beceremezdim, çünkü tarif ettiğin bu durum tamamen senin eserin. Yazık etmişsin. Onca yıl sana katmış olduğu değerin karşılığını verememiş olman beni ve şehrimizi ziyadesiyle üzmüştür.

Teklifine gelince…Uzaktan seni izlerken anladığım kadarıyla cömertliğin üst seviyede. Benzer bir öneri de ben sana vereyim: Belediye taraflarına bir çağrı yapmanı bekliyorum. Tüm işletmesini yaptığın süreç ile ilgili verdiğin ve aldıklarını affet; geçmişte ödediğin kısımlar için de çağrını yap ve aynı cömertlikle eski defterleri açarak kamu yararına destek ol. Verdiğin teklif üzerinden geçmişi de güncelle, bakalım nasıl bir fotoğraf ortaya çıkacak. Şapka çıkaracak mıyız?

Ajanslar arasında birbirine girme konusunda ben acemiyim; ama sizin bir çıkarınız olduğunda birleşmeyi, çıkarınız bittiğinde restleşmeyi en iyi bildiğinizi de çok iyi biliyorum. Bunun tam tarifi stratejik münafıklık kelimesi ile yapılabilir.

Bitiremediğin defter senin elinde. Vücudunun bir organı gibi gördüğün bir iş başlığını ne yirmi yıldır yapmakla ne de seni taşıdığı başka illerdeki başarılara rağmen kapatabildin. Başka taraflara laf sokacağına, aynaya bakıp kendini yargıla, illa birini yargılayacaksan.

Ayrıca, benim düello olarak tarif ettiğin karşı tarafın yani SADO’nun ruhunu, içini, dışını, düşüncesini, şer planlarını da en iyi sen biliyorsun. Keşke vicdanın izin verse de taraf olabilsen, ama onu beceremezsin.

"Tel tel dökülmüş" dediğin alanların tamir edilebilmesi için sürece geçilmediğini, bu süreçte de ne kadar çok işi engellediğini, iş vermek isteyen reklam firmalarına baskı yaparak reklam verdirmediğini ve dolayısıyla tamir etmeye fırsat verilmediğini de o inandığın inanç değerlerindeki hak terazisine havale ediyorum.

Sen, paylaşımlarına bakıldığında inançlı birine benziyorsun. Ayrıca yazdığın mektupta kamu yararı zararından bahsediyorsun. Bu süreçte ortaya çıkardığın zararı da inanç değerlerindeki hak terazisine havale ediyorum.

Kayıkçı kavgasından bahsetmişsin. Düzce’de bir kayıkçı kavgasının başrol oyuncusu varsa, yine aynaya bakman yeterli olacak. Şu yazdığın mektup da bunun en büyük örneği ve delilidir. Yazık.

Sana bir itirafım var: Seni basiretli, hikâyesi olan, hak terazisine sahip bir iş adamı olarak düşünüyordum. Yanılmışım. Dolayısıyla bir kayıkçı kavgası varsa, bunu hâlâ sen yapıyorsun.

Ayrıca, her gün yerelden ve dışardan figürleri oyuna sokmaya çalışarak, farklı farklı  planlar yaparak , tekrar pozisyon almaya çalıştığını da ibretle şaşkınlıkla  seyrediyorum. Değişik bir adammışsın.

Özetle, İhale sonucu ne olacak bilmiyorum. Ama her ne olacaksa sana bir tavsiyem var: İhaleyi alan firmayı rahat bırak, baskı kurma, iftira atma ve kaos yaratma. İnan, senin yazdıklarının iki katı bu şehre, bu alana yatırım yaparak katma değer katacaktır.

Burası senin bir organın değil. Burası kamunun alanı. Sen bir şekilde 20 yıla yakın süre işletmişsin ve sonunda izah ettiğin gibi posa bırakmışsın. Rahat bırak.”

Yorumlar
Kalan karakter sayısı : 1000

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

TÜM KATEGORİLER

  1. Gündem
  2. Ekonomi
  3. Siyaset
  4. Asayiş
  5. Sağlık Ve Çevre
  6. Spor
  7. Eğitim
  8. Sektörel
  9. 3 Sayfa
  10. Dünyadan
Memleketim Düzce, Düzcede haberciliğinin özündeki sürekli değişim ve gelişim sürecini destekler ve öncülük eder.